Kas İskelet Sistemi Tümör Cerrahisi
Kas iskelet sistemi tümörleri; kemik, kas, yağ dokusu, tendon, bağ, sinir, damar ve eklem çevresi yumuşak dokularda gelişebilen kitleleri ifade eder. Bu tümörler iyi huylu ya da kötü huylu olabilir. Her kitle kanser anlamına gelmez. Ancak doğru tanı ve uygun tedavi planı için ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Kemik ve yumuşak doku tümörlerinde tedavi yaklaşımı, tümörün türüne, yerleşim yerine, büyüklüğüne, hastanın yaşına, şikayetlerine ve görüntüleme bulgularına göre belirlenir. Bazı iyi huylu tümörler yalnızca takip edilebilirken, bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir.
Kas İskelet Sistemi Tümörleri Nelerdir?
Kas iskelet sistemi tümörleri genel olarak kemik tümörleri ve yumuşak doku tümörleri olarak iki başlıkta değerlendirilir. Kemik tümörleri doğrudan kemik dokusundan kaynaklanabilir. Yumuşak doku tümörleri ise kas, yağ dokusu, damar, sinir, tendon veya bağ dokusunda ortaya çıkabilir.
AAOS’a göre kemik tümörlerinin büyük kısmı iyi huyludur. İyi huylu tümörler genellikle vücudun başka bölgelerine yayılmaz. Ancak bazıları büyüyerek ağrıya, kemik zayıflığına veya kırık riskine neden olabilir.
Hangi Belirtiler Görülebilir?
Kas iskelet sistemi tümörleri her zaman belirti vermeyebilir. Bazı kitleler farklı bir nedenle çekilen röntgen veya MR sırasında tesadüfen fark edilebilir.
Görülebilen belirtiler şunlardır:
- Ağrı
- Şişlik veya ele gelen kitle
- Hareket kısıtlılığı
Gece artan ağrı - Nedeni açıklanamayan kemik hassasiyeti
- Kırık riskinde artış
- Büyüyen yumuşak doku kitlesi
Bu belirtiler her zaman tümör anlamına gelmez. Enfeksiyon, travma, kist, iyi huylu kitleler veya başka ortopedik hastalıklar da benzer şikayetlere neden olabilir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Tanı süreci ayrıntılı muayene ile başlar. Hastanın şikayetleri, kitlenin süresi, büyüme hızı, ağrı durumu ve daha önceki hastalık öyküsü değerlendirilir.
Gerekli görülen durumlarda röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi veya PET gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Bazı hastalarda kesin tanı için biyopsi gerekebilir. Biyopsi planlaması dikkatle yapılmalıdır. Çünkü tümör cerrahisinde biyopsinin yeri ve yöntemi, sonraki cerrahi tedaviyi etkileyebilir.
Cerrahi Tedavi Ne Zaman Gerekir?
Cerrahi tedavi; tümörün türüne, büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye ve hastada oluşturduğu risklere göre planlanır. İyi huylu bazı kemik tümörlerinde takip yeterli olabilir. Ancak ağrı yapan, büyüyen, kemiği zayıflatan veya kırık riski oluşturan lezyonlarda cerrahi gündeme gelebilir.
Kötü huylu kemik veya yumuşak doku tümörlerinde cerrahi tedavi daha kapsamlı şekilde planlanır. Bu süreçte ortopedi, onkoloji, radyoloji, patoloji ve radyasyon onkolojisi gibi farklı branşların birlikte değerlendirmesi gerekebilir.
Kas İskelet Sistemi Tümör Cerrahisi Nasıl Yapılır?
Cerrahinin amacı, tümörlü dokunun uygun sınırlarla çıkarılması ve mümkün olduğunca fonksiyonun korunmasıdır. Gerekli durumlarda çıkarılan kemik veya yumuşak doku yerine kemik grefti, protez, implant veya rekonstrüktif cerrahi yöntemler kullanılabilir.
Yumuşak doku sarkomlarında tedavi, tümörün derecesine ve yayılımına göre cerrahi, radyoterapi veya kemoterapi gibi yöntemleri içerebilir. NCI, yumuşak doku sarkomlarında tedavinin tümör derecesine göre belirlendiğini ve cerrahi, radyoterapi veya kemoterapinin tedavi seçenekleri arasında yer alabildiğini belirtir.
Uzuv Koruyucu Cerrahi
Günümüzde birçok kas iskelet sistemi tümöründe amaç, hastalıklı dokuyu temizlerken kol veya bacağın fonksiyonunu mümkün olduğunca korumaktır. Bu yaklaşım uzuv koruyucu cerrahi olarak adlandırılır.
NCI’ye göre bazı yumuşak doku sarkomlarında tümör çıkarılırken uzvun görünümü ve kullanımını korumaya yönelik cerrahi seçenekler uygulanabilir. Gerekli durumlarda çıkarılan doku kemik grefti, doku aktarımı veya implantlarla desteklenebilir.
Ameliyat Sonrası Takip
Kas iskelet sistemi tümörlerinde ameliyat sonrası takip çok önemlidir. Takip süreci tümörün türüne göre değişir. İyi huylu tümörlerde kontrol görüntülemeleri yeterli olabilirken, kötü huylu tümörlerde daha sık ve kapsamlı takip gerekebilir.
Takipte yara iyileşmesi, ağrı durumu, eklem hareketleri, yürüme veya günlük yaşam aktiviteleri değerlendirilir. Gerektiğinde fizik tedavi ve rehabilitasyon sürece eklenebilir.